Yüksek Tansiyon: Sessiz Katil

Yüksek Tansiyon: Sessiz Katil

Gece boyunca ağızdan nefes almak, yalnızca horlama ile sınırlı bir sorun değildir; aynı zamanda uyku apnesi ve yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık problemleriyle doğrudan ilişkilidir. Uyku sırasında ağızdan nefes alındığında, üst hava yolları daha kolay çöker. Bu çökmeler, nefesin kısa süreli olarak durmasına veya ciddi şekilde azalmasına neden olur.

Her bir hava yolu çökmesi sırasında vücut, bunu hayati bir tehdit olarak algılar ve stres tepkisi verir. Bu stres tepkisi; kalp atış hızının artmasına, damarların daralmasına ve kan basıncının geçici olarak yükselmesine yol açar. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlandığında, vücut bu yüksek tansiyon halini “normal” olarak algılamaya başlar ve zamanla kalıcı yüksek tansiyon gelişebilir.

Ayrıca uyku sırasında ağızdan nefes alma, kandaki oksijen seviyesinin düşmesine (intermittent hipoksi) neden olur. Oksijen seviyesindeki bu ani düşüşler, kalp-damar sistemini sürekli alarm durumunda tutar. Sonuç olarak vücut, dinlenmesi gereken uyku saatlerinde bile sürekli stres altında çalışır.

James Nestor, Breath adlı kitabında bu durumu çarpıcı bir deneyle ortaya koymuştur. Zorunlu olarak ağızdan nefes aldığı günlerde, kan basıncının hipertansif seviyelere çıktığını, burundan nefese geri döndüğünde ise kısa sürede normal aralıklara indiğini belgelemiştir (1). Bu bulgu, nefes alma şeklinin kan basıncı üzerindeki etkisini net şekilde göstermektedir.

Klinik çalışmalar da bu gözlemi desteklemektedir. Obstrüktif uyku apnesi olan hastalar — ki bu durum kronik ağızdan nefes alma ile güçlü şekilde bağlantılıdır — burundan nefes alan bireylere kıyasla 24 saatlik ortalama kan basıncına sahiptir (2). Bu fark yalnızca geceyle sınırlı kalmaz; gün içine de yayılır.


Veriler Ne Anlama Geliyor?

Ağızdan Nefes Alma

Ortalama ~150 mmHg* (3)

Bu değer, çoğu birey için hipertansiyon sınırlarının üzerindedir. Uzun vadede bu seviyeler;

  • kalp krizi

  • inme

  • damar sertliği
    riskini ciddi şekilde artırır.


Burundan Nefes Alma

Kan basıncında ortalama 3,1 mmHg düşüş* (3)

İlk bakışta küçük gibi görünen bu düşüş, klinik olarak son derece anlamlıdır. Araştırmalar, ortalama kan basıncında yalnızca 2–3 mmHg’lik bir düşüşün bile:

  • kalp-damar hastalıkları riskini

  • inme ihtimalini

  • uzun vadeli hipertansiyon gelişimini

belirgin şekilde azalttığını göstermektedir.



Bloga dön